Nedir?

Hücre nedir?

Hücre nedir?

Dokunun en küçük parçasıdır. Bir zarın içindeki protoplazma ile ortasındaki çekirdekten meydana gelir.

İnsan, hayvan ve bitki dokuları hücrelerden yapılmıştır. Her dokunun kendisine has hücresi vardır. Hücrelerin bu ayrı özelliklerine bakarak dokuları tanımak mümkün olur. İnsan vücudu sayısız hücrelerden yapılmıştır. Çeşitli hastalıklar hücrelerde bazı değişikliklere sebep olur.

Hücretlerin incelenmesi sonunda hastalıkların iç yüzü anlaşılır. Patalojik anatomi denen bilim dalı, mikropların hücre ve dokularda yaptığı değişiklikleri inceler. Birbirine bitişik hücreler halinde bulunan protoplazma, plastik yani balçık çamuru halindedir. Dışardan bakıldıkça bulanıkdır. Yumurta sarısı ortasındaki esmer leke, civcivin protoplazmasıdır.

Protoplazma muhtelif makinalardan müteşekkil bir organizasyon ve bundan dolayı uzviyet ismini verdiğimiz faal, canlı bir teşekküldür. Hayalimizde, bir cep saatini binlerce defa küçültelim: Bir mercimek, bir kum, bir toz ve nihayet görünmez şekilde düşünelim. Nokta kadar tasavvur ettiğimiz ve işlemekte olan saate mikroskopla baktığımızı düşünerek, bunu tekrar binlerce defa büyütmüş ve hiçbir parçası ve faaliyeti değişmemiş bir halde görürüz.

İşte, protoplazmayı böyle fevkalade küçük ve mükemmel tanzim olunmuş bir makina olarak düşüneceğiz. Bu makinanın, bu güne kadar mikroskopla ancak büyük parçaları tanınmıştır. Bir kesme şeker içinde iki yüz elli milyon hücre yaşayabilir. Bir insan vücudunda ortalama otuz trilyon hücre vardır. Mısır ehramlarının biri yerine, bir insan heykeli yapılsa idi ve birisi o günden itibaren, hergün bu heykelden, el parmaklarından başlayarak her saniyede birer hücre koparsa idi, bugün heykelin ancak bir elinin yarısı gitmiş olurdu. Zira, bir senede otuz milyon saniye vardır. Bu heykel, canlı olsa idi, her saniyede bir hücre kaybetmesine rağmen, bugün yaşar ve canlı bir tarih olurdu. İnsan hücreleri ışık ve bilhassa hararet dalgaları alır.

Bu suretle kazandığı kudretle çalışır. Yani insan hücresi bir elektrik makinasına, bir radyoya benzer. Bu halde insan vücudu otuz trilyon hücre motorundan yapılmış muazzam bir fabrikadır. kimya reaksiyonlarında, atomların dışarı verdikleri enerjinin kesik kesik, yani küçük tanecikler halinde salındığı anlaşılmıştır. Bu enerji taneciklerine kuant denilir. Leeuwenhoek isimli araştırıcı, mikropları inceleyebilmek amacıyla tek mercekli bir mikroskop yapmıştı.

Bu sahada yapılan çalışmalar daha sonraki yıllarda ilerleme kaydetti. 1665 yılında yaptığı çok mercekli mikroskobun büyütmesini incelerken, şişe mantarındaki odacıkları gören Robert Hook kesitlerde gördüğü dikdörtgen şekilli boşluklarahücre adını vermiştir. Hücrenin bulunmasından sonra Nehemeyah Gru, bitki hücreleri üzerinde çalışmış ve bitkilerin hücresel yapıda olduklarını ifade etmiştir.

1831’de İngiliz botanikçisi Robert Bron yaptığı çalışmaları esnasında hücrede çekirdeği gördü. Teodor Svan hayvan hücreleri üzerinde, Matthias Schlaiden ile de bitki hücreleri üzerinde çalışarak hücre teorisini ortaya attılar. Bu teoriye göre; “Canlıların hepsi bir hücrelilerden çok gelişmiş canlılara kadar hücrelerden meydana gelmişlerdir. Hücreler bağımsız yaşayabildikleri halde birlikte iş görürler.”

Akromatik merceklerin keşfiyle cisimler renk değişmesi olmadan büyük ve net görüntüler elde edilerek incelenme imkanı buldu. Rudolf Virchow isimli araştırıcı hücrelerin değişik tip bölünmelerle çoğaldıklarını buldu. Hücre organellerinin daha iyi incelenmesi, boyama tekniklerinin gelişmesine paralel olarak gelişti. 1934’te 100.000 defa büyütebilen elektron mikroskobunun keşfi, hücre organellerinin birçoğu hakkında yeni bilgilerin elde edilmesini ve yeni bir hücre modelinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Son senelerde biyologlar hücrelerin iki tip olduğunu kabul etmektedirler.

1. Prokaryotik hücreler:

Bakteriler ve mavi-yeşil alglerdeki hücre tipleri bu gruba girer. Bunların çekirdek zarı ile çevrili çekirdekleri yoktur. Sitoplazmalarında mitokondri gibi zarlı organeller yoktur. Kalıtım maddesi olan dna sitoplazma içerisine dağılmış durumdadır. Ribozomları vardır. Bu hücrelerin hayati faaliyetleri sitoplazmada ve hücre zarında cereyan eder.

2. Okaryotik hücreler:

Zar, sitoplazma, çekirdek ve organellerden meydana gelmişlerdir. Organeller, sitoplazma içinde farklı görevlere ve yapıya sahiptirler. Hücreler gördükleri işe göre farklı şekil ve büyüklüktedirler. Bunlara örnek olarak kas, sinir ve kemik hücreleri gösterilebilir. Kan hücrelerinden olan alyuvarların çekirdekleri yoktur. Fakat farklılaşmaları sırasında çekirdeklerini kaybettiklerinden bunlar da okaryotik hücrelerden sayılırlar.

Tabiattaki canlılar tek veya çok hücrelidirler. Tek hücreli canlılarda bütün hayati faaliyetler tek bir hücre içinde yapılır. Bunlara örnek olarak “paramecium cudatum” (terliksi hayvan) ve amipler gösterilebilir. Çok hücreli canlılarda ise hücrelerin görev ve yapı bakımından gruplanarak meydana getirdikleri dokular ve bu dokuların da biraraya gelmesiyle meydana gelen organlar mevcuttur. Bazı hayvan hücreleri gözle görülebilecek kadar büyüktür.

İnsan vücudundaki en küçük hücre 4-5 mikron çapındadır. İnsan vücudunun en büyük hücresi olan dişi yumurta hücresinin çapı ise 0,2 milimetreyi bulur. Yüksek yaratılışta olan canlılarda, çeşitli organlarda hücrelerin farklılaşması çok ileri derecededir ve hiç bir hücre, vücuttaki bütün hücrelerin tipik bir misali olamaz. Bununla beraber hücrelerin ortak olan bir çok yapıları vardır. Bunlar aşağıda gözden geçirilecektir.

Benzer Yazılar

Tımar sistemi nedir?

HayataRehber

Alfa Bozunması (α decay) Nedir?

HayataRehber

Overclock nedir ?

HayataRehber

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bununla ilgili iyi olduğunuzu kabul edeceğiz, ancak isterseniz dilediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Kabul Et! Daha Fazlası

×
Göster
x
Göster
×
Göster